|
BENiM KÖYÜM
Adeti, töresi, insanı ile,
Bozkır yöresinde, bir benim köyüm.
On iki ay çeker Kahır ve Çile,
YAMAÇLI, Kayalı, kır benim köyüm.
Yürür yamaçlarda adımı hızlı,
işler ekinleri kadınlı-kızlı,
Çamurlu yolları, Harmanı Tozlu,
O yüzden yakası, kir benim köyüm.
Tarlasında çalıştırır kadını,
Eşek çeker Dağlarında Odunu,
Keser keçisini, Yemez budunu,
Kavurma yaparak, yer benim köyüm.
Haziranda düşer Uzume ala,
Pekmezi ihtiyaç duyurmaz bala,
Stalgin elması düşünce dala,
Sanırsın bahçesi, nar benim köyüm.
Sürer saban ile Bagi-Bahçeyi,
Odasına Serer çulla keçeyi,
Ocağına KÜTÜK yapar meşeyi,
Mangalında olur, kor benim köyüm
Temmuz ayı ekinleri derilir,
Ağustosta üzümleri serilir,
Güz gelir oduna eşek sürülür,
Altı ayı soğuk, kar benim köyüm.
Nasırı işareti var elinde,
ipten kuşağını Taşır belinde,
Ağaran, her bir telinde saçının
Çile var, yaşam var, zor benim köyüm.
Çalışır, çabalar, akıtır teri,
Erken yaşta gider gözünün feri,
Teknik yok, Hazreti Ademden beri,
Bilekle çalıþır, kor benim köyüm.
Fakir ama gururunu ezdirmez,
Aç Kalsa da Kimselere sezdirmez,
Avradını canından hiç bezdirmez,
Gezdirene ayıp, der benim köyüm.
Bazen efe olur, Salar namını,
Bazı kırar birbirinin camını,
Komşu komşusuna dayar damını,
Sokakları ince, dar benim köyüm.
RECEP ÖĞÜTÇÜ
Çumra Mayıs 2002
( Armutlu Köyünden RECEP ÖĞÜTÇÜ
Kardeşimize teşekkürler) |
BENiM KÖYÜM
Gitmesek te gelmesek te,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Kıymetini bilmesek te,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Kutluyoruz verenleri,
Köyüm deyip gelenleri,
Unutmayın ölenleri,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Dere bizim, mere bizim,
Şu görünen yöre bizim,
Yılda bir gün süre bizim,
Bu köy bizim köyümüzdür.
İzimiz var yollarında,
Çimdik, yüzdük sularında,
Kar kürüdük damlarında,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Yazı yazdık taşlarına,
Sapan attık kuşlarına,
Oturduk su başlarına,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Açacak bir kapımız yok,
Harmanında sapımız yok,
Bize ait tapumuz yok,
Yine bizim köyümüzdür.
Boz yerinde elmamız yok,
Eski bağda salmamız yok,
Üç-beş hafta kalmamız yok,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Kuzu saldık yazısına,
Yal dökmüşüz tazısına,
Deynek vurduk mazısına,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Geçti gitti bir çağımız,
Harap olsa da bağımız,
Yanmasa da ocağımız,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Dağlarında ardıçları,
Bağlarında alıçları,
Kuyuları sarnıçları,
Bu köy bizim köyümüzdür.
Dayımları, halamları,
Unutmayız kalanları,
Kesmeyelim selamları,
Bu köy bizim köyümüzdür.
|